Yolların kesiştiği ova
Aras vadisi, binlerce yıldır Kafkasya ile İran yaylası ve Anadolu arasında doğal bir geçittir. Verimli toprakları ve bol suyu, bölgeyi çok erken dönemlerden itibaren yerleşime uygun kılmıştır. Ovada ve çevresindeki tepelerde eski çağlardan kalma yerleşim izlerine rastlanır.
Orta Çağ boyunca kervan yolları bu vadiden geçti. Ticaret, göç ve savaşlar ovanın nüfusunu ve kültürünü defalarca yeniden şekillendirdi. İlçelerden biri olan Karakoyunlu, adını bölgede hüküm sürmüş Karakoyunlu Türkmenlerinden alır.

İlçeden ile
Iğdır uzun süre Kars'a bağlı bir ilçe olarak kaldı. 1992 yılında il statüsü kazandı ve Aralık, Karakoyunlu ve Tuzluca ilçeleri ona bağlandı. İl olmasının ardından şehirde üniversite kuruldu, havalimanı açıldı, yollar genişletildi. Bugün Iğdır, çevresindeki sınır kapıları ve ticaret yollarıyla bölgenin önemli bir merkezidir.
Bir arada yaşayan topluluklar
Iğdır'da Azerbaycan Türkleri, Kürtler ve Terekemeler başta olmak üzere farklı kökenden topluluklar birlikte yaşar. Konuşulan Türkçe, Azerbaycan Türkçesine yakın bir ağız taşır; şehre ilk gelen biri kelimelerin ve vurguların farkını hemen duyar.
Bu çeşitlilik sofrada, müzikte ve bayramlarda kendini gösterir. Aynı düğünde farklı ezgiler çalınır, farklı halaylar ve oyunlar oynanır.

Nevruz, müzik ve düğünler
- Nevruz: Mart ayında baharın gelişi ateşlerin üzerinden atlanarak, yumurta boyanarak ve bol yemekli sofralarla kutlanır.
- Âşık geleneği: Sazıyla doğaçlama şiir söyleyen âşıklar hâlâ düğünlerde ve özel akşamlarda sahne alır.
- Yallı ve halaylar: El ele tutuşularak halka hâlinde oynanan oyunlar, düğünlerin en kalabalık anlarıdır.
- Düğünler: Genellikle yaz ve sonbaharda yapılır; birkaç gün sürebilir ve bütün mahalleyi bir araya getirir.
Bir düğüne ya da kutlamaya denk gelirseniz, uzaktan izlemenize kimse karışmaz; çoğu zaman da sofraya davet edilirsiniz.


